08 Ekim 2026
Tarihli ve 33394 Sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kişisel Verileri Koruma
Kurulunun 16/09/2026 Tarihli ve 2026/2035 Sayılı Kararına göre, işverenler
tarafından çalışanlara tahsis edilen kurumsal e-posta hesapları başta olmak
üzere, işin yürütülmesi amacıyla kullanılan iletişim kanallarının denetlenmesi
suretiyle gerçekleştirilen kişisel veri işleme faaliyetlerinde aşağıdaki usul
ve esasların dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir.
1. Kurumsal
e-posta hesaplarının denetlenmesinin, içeriğe erişilmeksizin yalnızca trafik/log
kayıtlarının işlenmesi hâlinde dahi başlı başına bir kişisel veri işleme
faaliyeti oluşturduğu ve her hâlükârda 6698 sayılı Kanun'un işleme şartlarına,
genel ilkelerine, aydınlatma ve veri güvenliği yükümlülüklerine tabi olduğu;
iletişim araçlarının işverene ait olmasının veya işyerinde kullanılmasının
işverene sınırsız bir denetim yetkisi tanımadığı,
2. Denetim
faaliyetinin kapsamı belirlenirken, işyeri iletişim araçlarının kullanım
amacına göre "İş amaçlı kullanım” ve "Özel amaçlı kullanım” ayrımının
dikkate alınması gerektiği; işveren tarafından özel amaçlı kullanımın
yasaklanmış, belirli sınırlar içinde serbest bırakılmış veya bu konuda açık bir
düzenleme yapılmamış olmasının denetimin hukuka uygunluk değerlendirmesinde
farklı sonuçlar doğurabileceği,
3. İşverenin
yönetim hakkı kapsamında işyeri iletişim araçlarının özel amaçlı kullanımına
ilişkin kurallar belirleyebileceği; ancak bu kuralların açık, anlaşılır ve
çalışan tarafından bilinebilir nitelikte olması gerektiği; özel amaçlı
kullanımın yasaklanması, sınırlandırılması veya belirli zaman, kapsam ve yöntem
koşullarına bağlanması halinde bu hususun çalışana açıkça duyurulması
gerektiği; özel amaçlı kullanımın yasaklanmış olduğu hallerde dahi işverenin
denetim yetkisinin ölçülülük ilkesiyle sınırlı olduğu; denetimin sürekli ve
aralıksız gözetim şeklinde yürütülmesinin ölçülü kabul edilemeyeceği; özel
kullanım yasağının ihlal edildiği içerik dışı unsurlardan anlaşılabiliyorsa,
yazışma içeriğine ayrıca erişilmesinin gerekli ve orantılı kabul edilemeyeceği;
özel amaçlı kullanıma izin verilen hallerde, iş amaçlı iletişim ile özel amaçlı
iletişimin birbirinden ayrılabiliyor olması durumunda denetimin yalnızca iş
amaçlı iletişimle sınırlı tutulması; çalışanın özel nitelikteki yazışmalarının
denetim dışında bırakılması gerektiği; iş amaçlı kullanım İle özel amaçlı
kullanımın birbirinden ayrılamadığı hâllerde ise işverenin denetim yetkisinin
daha dar yorumlanması gerektiği,
4. İşverenin
belirli bir cihaz, oturum, ağ ya da kurumsal sistem üzerinde teknik yetkiye
sahip olmasının, çalışanın kişisel e-posta hesabı, kişisel anlık mesajlaşma
uygulaması, sosyal medya mesaj kutusu veya benzeri özel iletişim alanlarında
yer alan yazışma içeriklerine serbestçe erişebileceği anlamına gelmediği; bu
nedenle teknik erişim imkânı ile hukuki erişim yetkisinin birbirinden ayrılması
gerektiği,
5. Denetimin
hukuka uygunluğunun değerlendirilmesinde, çalışanın denetim faaliyeti hakkında
önceden bilgilendirilmiş olmasının belirleyici unsurlardan biri olduğu; bununla
birlikte, Anayasa Mahkemesi içtihadında aranan bilgilendirme ile 6698 sayılı
Kanun'da düzenlenen aydınlatma yükümlülüğünün birebir aynı kavramlar olmadığı;
her bilgilendirmenin 6698 sayılı Kanun anlamında aydınlatma sayılamayabileceği,
ancak 6698 sayılı Kanun'un 10'uncu maddesinde öngörülen unsurları taşıyan ve
denetim faaliyetinin amacı, kapsamı ve yöntemi hakkında açık bilgi içeren
usulüne uygun bir aydınlatmanın, çalışanın denetim konusunda önceden
bilgilendirilmesi şartını da karşılayabileceği,
6. İşveren tarafından
yapılacak aydınlatmanın, soyut ve genel bir ifadenin ötesine geçerek; kişisel
veri işleme faaliyetinin hukuki sebebini, amacını, kapsamını, denetimin
trafik/log kayıtlarının incelenmesiyle mi yoksa içerik denetimiyle mi
yürütüleceğini, içeriğe hangi hallerde erişilebileceğini, verilerin saklama
süresini ve ilgili kişinin 6698 sayılı Kanun'un 11'inci maddesi kapsamındaki
haklarını açık, anlaşılır ve somut biçimde içermesi gerektiği,
7. Çalışanın
denetim faaliyeti hakkında önceden bilgilendirilmediği ve 6698 sayılı Kanun'un
10'uncu maddesine uygun şekilde aydınlatılmadığı hallerde, kişisel verilerine
ve haberleşme hürriyetine müdahale edilmeyeceği yönünde makul bir beklenti
taşıyacağının gözetilmesi gerektiği; yalnızca kurumsal e-posta hesabının işveren
tarafından denetlenebileceği şeklindeki genel nitelikli bildirimlerin
"bilgilendirme" koşulunu sağlamayacağı ve 6698 sayılı Kanun'un
10'uncu maddesi kapsamında aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirildiği
sonucunu doğurmayacağı,
8. İş ilişkisindeki bağımlılık ve taraflar arasındaki güç dengesizliği dikkate
alındığında, çalışanın açık rızasının kural olarak e-posta denetimi bakımından
kural olarak öncelikli hukuki dayanak olarak esas alınmaması gerektiği; açık
rızaya dayanılan hallerde ise rızanın özgür iradeyle açıklanıp açıklanmadığının
somut olay özelinde ayrıca değerlendirilmesi gerektiği; denetim kapsamında
gerçekleştirilen kişisel veri işleme faaliyetlerinin, somut olayın koşullarına
göre 6698 sayılı Kanun'un 5'inci maddesinde yer alan "veri sorumlusunun
hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi için veri işlemenin zorunlu olması
" ve "bir hakkın tesisi,
kullanılması veya korunması için veri işlemenin zorunlu olması" ve "İlgili
kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla veri sorumlusunun
meşru menfaati için veri işlemenin zorunlu olması " işleme şartlarına
dayandırılabileceği; ancak söz konusu işleme şartlarının varlığının, işverene
sınırsız bir denetim yetkisi tanımayacağı,
9. Denetimin,
6698 sayılı Kanun'un 4'üncü maddesindeki genel ilkelere uygun olarak; hukuka ve
dürüstlük kurallarına uygun, belirli, açık ve meşru bir amaca dayalı, bu amaçla
bağlantılı, sınırlı ve ölçülü biçimde yürütülmesi elde edilen verilerin
yalnızca amacın gerektirdiği süreyle muhafaza edilmesi gerektiği,
10. Denetimde kıdemliliğin
olduğu; işverenin ulaşmak istediği meşru amaca daha az müdahaleci bir yolla
ulaşabildiği hallerde daha ağır denetim yöntemine başvuramayacağı; içeriğe
erişimin ancak trafik verisi denetiminin yetersiz kaldığı ve İçeriğe erişimin
zorunlu olduğu istisnai hallerde gündeme gelebileceği; çalışana iş faaliyeti
kapsamında tahsis edilen iletişim araçlarının kötüye kullanımın teknik yollarla
(filtreleme, engelleme vb.) önlenebildiği hallerde işverenin genel bir denetim
hakkının doğmayacağı,
11. İçeriğin
denetlenmesinin, çalışanın özel hayatına ve haberleşme hürriyetine yönelen en
yoğun müdahaleyi oluşturması nedeniyle daha güçlü ve somut bir meşru gerekçe
gerektirdiği; içerik denetimine yalnızca somut şüphe bulunan hallerde ve
iddiayla sınırlı olacak biçimde başvurulması, kapsamı belirsiz, genel ve
süreklilik arz eden içerik incelemesinden kaçınılması gerektiği,
12. İçerik
denetiminde, denetime tabi tutulan iletinin gövdesinde veya eklerinde 6698 sayılı
Kanun’un 6'ncı maddesi anlamında özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesi
riskinin gözetilmesi; ayrıca yazışmaların çoğu kez muhataplara ait kişisel
verileri de barındırması nedeniyle, denetimin üçüncü kişilerin verileri
üzerinde doğuracağı etkinin de dikkate alınması gerektiği,
13. Çalışanın
önceden bilgilendirilmediği gizli izleme yöntemleri ile çalışanın tüm işlemlerini
ayrım gözetmeksizin kaydeden araçlar aracılığıyla yürütülen denetimin hukuka
aykırı sayılacağı; denetimin, çalışanın bilgisi dâhilinde ve öngörülebilir bir
çerçevede yürütülmesi gerektiği,
14. Kurumsal
e-posta hesapları ve işin yürütülmesi amacıyla kullanılan iletişim kanalları
üzerindeki elde edilen verilere erişimin, yalnızca bu görevle yetkilendirilmiş
sınırlı bir personelle sınırlandırılması, erişim yetkisinin görev tanımlarıyla
belirlenmesi, erişim kayıtlarının tutulması ve verilere erişen kişilerin gizlilik
yükümlülüğü altına alınması gerektiği,
15. İş
İlişkisinin sona ermesinin ardından, çalışana tahsis edilmiş kurumsal e-posta
hesabına ilişkin veri işleme faaliyetlerinin hukuki dayanağının ayrıca
değerIendirilmesi gerektiği; kural olarak ilgili hesabın çalışanın aktif
kullanımına ve hesaba yeni erişimlere kapatılması, hesaba gelen iletilerin ilgisiz
kişilerce görüntülenmesine imkân verilmemesi ve hukuki dayanağı kalmayan
kişisel verilerin imha edilmesi gerektiği; bununla birlikte iş sürekliliğinin
sağlanması, kurumsal iletişimin aksamaması, hukuki uyuşmazlıklarda savunma
hakkının kullanılabilmesi veya ilgili mevzuattan kaynaklanan yükümlülüklerin
yerine getirilmesi amacıyla, kurumsal e-posta hesabına ilişkin sınırlı, süreli,
erişim yetkileri belirlenmiş ve kayıt altına alınmış yönlendirme, otomatik
cevap, arşivleme veya muhafaza uygulamalarının somut olayın koşullarına göre
değerlendirilebileceği,
16. Söz konusu
yükümlülüklere uyulmadığının tespiti halinde, somut olayın özellikleri dikkate
alınarak gerekli incelemenin yapılacağı ve 6698 sayılı Kanun'un 18'inci maddesi
uyarınca ilgili veri sorumluları hakkında idari işlem uygulanacağına karar
verilmiştir.